“Her Arilik İptali Hastalık Değildir: Güvenilir Gıda ve Kamuoyu Bilgilendirmesi”
Son günlerde Bursa’da gerçekleştirilen resmi denetimler sonrasında bazı süt sığırcılığı işletmelerinin arilik statülerinin iptal edildiğine ilişkin haberler kamuoyunda geniş yer bulmuştur. Güvenilir gıda konusunda toplumumuzun haklı hassasiyeti dikkate alındığında, arilik statüsüne ilişkin teknik süreçlerin doğru anlaşılması ve bilgi kirliliğinin önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkı sunmayı mesleki sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Her şeyden önce bilinmelidir ki arilik, bir işletmenin belirli bulaşıcı hayvan hastalıkları yönünden yürüttüğü sürü sağlığı programlarını başarıyla sürdürdüğünü gösteren resmi bir sağlık statüsüdür. Bu statü; başta bruselloz ve sığır tüberkülozu olmak üzere belirli hastalıkların kontrolüne yönelik düzenli testler, kayıt sistemi, hayvan hareketlerinin izlenmesi, biyogüvenlik uygulamaları ve ilgili mevzuatta tanımlanan teknik ve idari kriterlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda verilmektedir.
Bruselloz, hayvanlardan insanlara bulaşabilen (zoonotik) önemli bir bakteriyel hastalıktır. İnsanlarda çoğunlukla çiğ süt ve çiğ sütten üretilen ürünlerin tüketilmesi veya enfekte hayvanlarla temas sonucu görülmektedir. Bir diğer önemli zoonotik hastalık olan sığır tüberkülozu ise Mycobacterium bovis etkeniyle oluşmakta ve yine hayvanlardan insanlara bulaşabilmektedir. Bu nedenle her iki hastalıkla mücadele yalnızca hayvan sağlığı açısından değil, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıda üretiminin sürdürülebilmesi bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu hastalıklar pastörizasyon ve yüksek ısıl işlemlerle tamamen elimine edilebilmektedir; dolayısıyla ariliğin kaybedilmesi, o sütten elde edilen her ürünün doğrudan ölümcül bir risk taşıdığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, bir işletmenin arilik statüsünün askıya alınması veya iptal edilmesi tek başına o işletmede bulaşıcı hastalık bulunduğu ya da üretilen süt ve süt ürünlerinin halk sağlığı açısından risk oluşturduğu anlamına gelmez.
Arilik statüsünün askıya alınması veya iptal edilmesi; yalnızca bruselloz veya tüberküloz tespit edilmesi nedeniyle değil, biyogüvenlik uygulamaları, kayıt sistemi, hayvan hareketlerinin takibi, test süreçleri ve mevzuatta tanımlanan diğer teknik ya da idari kriterlerin (örneğin işletme çitlerinin yetersizliği, küpeleme kayıtlarındaki gecikmeler) değerlendirilmesi sonucunda da gerçekleşebilmektedir. Bu nedenle yalnızca “arilik statüsü iptal edildi” ifadesi üzerinden işletmeler hakkında kesin yargılara varılması doğru değildir.
Arilik statüsünün sona ermesi sonrasında çiğ sütün değerlendirilmesine ilişkin işlemler de yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Statünün kaybedilmesi her zaman işletmede bulaşıcı hastalık bulunduğu anlamına gelmemektedir. Teknik veya idari eksiklikler nedeniyle arilik statüsünü kaybeden işletmeler bakımından da farklı uygulamalar söz konusu olabilmektedir. Dolayısıyla arilik statüsünün sona ermesini doğrudan halk sağlığı açısından bir risk olarak değerlendirmek bilimsel açıdan doğru değildir.
Ayrıca arilik statüsünün iptal edilmesi, işletmenin faaliyetlerinin tamamen durdurulduğu anlamına da gelmemektedir. Hayvancılık işletmeleri, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde resmi kontrol ve denetim mekanizmaları kapsamında faaliyetlerini sürdürmektedir. Güvenilir gıda sistemi yalnızca arilik statüsüne dayanmaz; hayvan sağlığı kontrolleri, resmi veteriner hekim denetimleri, süt hijyeni uygulamaları, gıda güvenliği kontrolleri ve izlenebilirlik sistemi gibi birbirini tamamlayan çok sayıda güvence mekanizmasıyla korunmaktadır.
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, güvenilir gıda sisteminin en önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle arilik statüsüne ilişkin idari işlemlerde, hangi işletmenin hangi teknik veya idari gerekçeyle bu statüyü kaybettiğinin, hukuki süreçler ve ticari haklar gözetilerek kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması; hem üreticilerimizin haksız yere zan altında kalmasını önleyecek hem de tüketicilerimizin doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacaktır.
Nitekim taklit ve tağşiş uygulamalarında kamuoyu yalnızca işletme isimlerinden değil, hangi uygunsuzluğun tespit edildiğinden de haberdar edilmektedir. Aynı yaklaşımın arilik statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de benimsenmesi gerekmektedir. Arilik statüsünün hangi teknik veya idari kriterlerin yerine getirilememesi nedeniyle kaldırıldığının açıklanması, tüm arilik iptallerinin bulaşıcı hastalık nedeniyle gerçekleştiği yönündeki yanlış algıyı ortadan kaldıracak; hem kurallara uygun üretim yapan işletmelerin itibarını koruyacak hem de toplumun güvenilir gıdaya olan güvenini güçlendirecektir.
Bu süreçte kamuoyunda yanıt bekleyen önemli bir husus daha bulunmaktadır. Arilik statüsüne ilişkin denetimler uzun yıllardır il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yürütülürken, bu yıl denetimlerin doğrudan T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (merkez teşkilatı) tarafından gerçekleştirilmiş olması dikkat çekmiştir. Denetimlerin hangi gerekçeyle bu yöntemle yürütüldüğünün ve uygulamanın kapsamının kamuoyuna açıklanması, yürütülen sürece duyulan güveni daha da güçlendirecektir.
Öte yandan süt üreticilerinin artan yem, enerji ve işletme maliyetleri karşısında ekonomik olarak zorlandığı, çiğ süt fiyatlarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediği bir dönemde bulunuyoruz. Böylesine hassas bir süreçte gerçekleştirilen denetimlerin sonuçlarının eksiksiz, bilimsel verilere dayalı ve şeffaf biçimde paylaşılması, hem üreticilerimizin emeğinin korunması hem de tüketicilerimizin güvenilir gıdaya ilişkin endişelerinin giderilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Şeffaflık, kamuoyunun doğru bilgi alma hakkının yanı sıra güvenilir gıda sistemine duyulan güvenin de temel unsurudur.
Veteriner hekimliğinin temel sorumluluğu; hayvan sağlığını korurken halk sağlığını güvence altına almak, güvenilir gıda üretimine katkı sunmak ve toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır. Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak; hayvan hastalıklarıyla etkin mücadeleyi, bilimsel esaslara dayalı resmi denetimleri ve güvenilir gıda üretimini her zaman desteklediğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Hayvan sağlığı, halk sağlığı ve güvenilir gıda birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bu bütünün korunması; bilimsel bilgiye dayalı uygulamalar, etkin resmi denetimler, şeffaf yönetim anlayışı ve doğru kamuoyu bilgilendirmesi ile mümkündür.
Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak, üreticimizin emeğini, tüketicimizin sağlığını ve toplumun güvenilir gıdaya olan güvenini koruyan her türlü bilimsel ve hukuki uygulamanın yanında olmaya; kamu yararını önceleyen sorumlu yaklaşımımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Bursa Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu



https://www.erajans.com.tr/bilgi-kirliligi-degil-bilimsel-gercekler-konusulmali
https://www.bursasaati.com.tr/her-iptal-hastalik-anlamina-gelmez









