Bugün Dünya Süt Günü.
Süt; özellikle çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Bir toplumun geleceği, çocuklarının yeterli ve dengeli beslenebilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Ancak bugün ülkemizde süt, hem tüketici hem de üretici açısından ciddi sorunların merkezinde yer almaktadır.
Bir tarafta market raflarındaki fiyatlar nedeniyle çocuklarına yeterli süt ve süt ürünü ulaştırmakta zorlanan milyonlarca aile bulunmaktadır. Özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için süt, olması gerektiği kadar erişilebilir bir gıda olmaktan uzaklaşmaktadır.
Diğer tarafta ise artan yem, enerji, işçilik ve bakım maliyetleri karşısında ürettiği sütün karşılığını alamayan yetiştiriciler yer almaktadır. Çiğ süt fiyatları ile üretim maliyetleri arasındaki dengesizlik, birçok işletmenin üretimden çekilmesine neden olmaktadır. Her kapanan işletme yalnızca bir ekonomik kayıp değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvencesi ve hayvancılık geleceği açısından da önemli bir kayıptır.
Bu süreçten veteriner hekimliği hizmetleri de doğrudan etkilenmektedir. Hayvancılığın temelini oluşturan aile işletmelerinin her geçen gün azalmasıyla birlikte çok sayıda veteriner hekim kırsaldaki kliniklerini kapatmak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda yetiştiriciler veteriner hekim hizmetlerine ulaşmakta zorlanmakta, hayvanlar düzenli sağlık hizmetlerinden mahrum kalmakta ve veteriner hekimler işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Kaybeden yalnızca veteriner hekimler değil; üretici, hayvancılık sektörü ve toplumun tamamıdır.
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün 2025 verilerine göre 2024 yılında kişi başı süt tüketimi 118.4 litre ile en çok Belarus’ta olmuştur. Daha sonra 102.6 litre ile Yeni Zelanda, 92.2 litre ile Ukrayna Belarus’u takip etmektedir. ABD 8. Sıradadır ve Türkiye bu ilk sekizde yer almamaktadır.
Aynı araştırmaya göre ülkemizde sağılan hayvan sayısı 2024 yılında %0,1 azalmıştır.
Dünya Süt Günü vesilesiyle; çocukların süte erişimini artıracak sosyal politikaların geliştirilmesini, süt üreticisinin emeğinin karşılığını alabileceği sürdürülebilir fiyat politikalarının oluşturulmasını, aile işletmelerinin desteklenmesini ve kırsal veteriner hekimlik hizmetlerinin güçlendirilmesini gerekli görüyoruz.
Unutulmamalıdır ki bir bardak süt yalnızca ekonomik bir ürün değildir. O bardakta bir yetiştiricinin emeği, bir veteriner hekimin bilgisi ve bir hayvanın katkısı vardır. Çocuklarımızın geleceği için sütü konuşurken; üreticiyi, veteriner hekimleri ve hayvan refahını birlikte düşünmek zorundayız. Çünkü sağlıklı nesillerin yolu, ancak sağlıklı hayvanlar ve sürdürülebilir bir hayvancılıktan geçmektedir.
Bursa Veteriner Hekimler Odası
Yönetim Kurulu adına,
Başkan
Melike BAYSAL












