6 Şubat 2023’te yaşanan ve ülkemizin hafızasına derin bir acı olarak kazınan depremlerin üçüncü yılında, kaybettiğimiz tüm yurttaşlarımızı ve meslektaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz.
Bu büyük felakette yalnızca insan yaşamları değil; ev hayvanları ve ekonomik değeri olan hayvanlar da enkaz altında kalmış, binlerce canlı yaşamını yitirmiştir. Hayvanların kaybı, hem aileler için derin bir travma yaratmış hem de bölgenin hayvancılık yapısını ve ekonomik sürdürülebilirliğini ciddi biçimde etkilemiştir. O günlerde yürütülen yoğun çalışmalar sayesinde, enkazdan kurtarılan çok sayıda hayvan ailelerine kavuşturulmuş, tedavi ve bakım süreçleri sahada büyük bir özveriyle yürütülmüştür.
Depremin hemen ardından, Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin koordinasyonunda, gönüllü veteriner hekimler deprem bölgesinde aktif olarak görev almış; hayvanların kurtarılması, tedavisi, salgın hastalık risklerinin önlenmesi ve halk sağlığının korunması için zorlu koşullar altında kesintisiz çalışmıştır. Bu çalışmalar, veteriner hekimliğin afet yönetimindeki vazgeçilmez rolünü bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur.
Ancak 6 Şubat depremleri, yalnızca bir afetin değil; yıllardır göz ardı edilen yapılaşma sorunlarının, mevzuatların uygulanmamasının ve denetim eksikliklerinin de ağır sonuçlarını gözler önüne sermiştir. Depremler bu ülkenin gerçeğiyken, güvenli ve dayanıklı yapı üretiminin bir tercih değil zorunluluk olduğu; mevzuatların kâğıt üzerinde değil, sahada ve tavizsiz biçimde uygulanması gerektiği bir kez daha acı bir şekilde deneyimlenmiştir. Yaşamın olağan akışını deprem gerçeğine uygun biçimde planlamadan, benzer acıların tekrar yaşanmasının önüne geçmek mümkün değildir.
Aradan geçen üç yıla rağmen, deprem bölgesinde yaşam hâlâ olağan akışına kavuşamamış; barınmadan sağlığa, çalışma koşullarından mesleki sürdürülebilirliğe kadar pek çok alanda sorunlar devam etmektedir. Veteriner hekimler ve veteriner sağlık çalışanları da bu ağır koşulların en yoğun hissedildiği meslek gruplarından biri olmuştur.
Deprem bölgesindeki pek çok meslektaşımız, konteynerlerde hem yaşamını sürdürmekte hem de mesleğini icra etmeye çalışmaktadır. Bu durum; mesleki hak kayıplarını derinleştirmekte, mevzuattan kaynaklanan sorunları daha da ağırlaştırmakta ve halihazırda zor olan çalışma koşullarını sürdürülemez hâle getirmektedir. Ruhsat, denetim, fiziki koşullar ve bürokratik yükler, deprem bölgesinde çok daha yıpratıcı biçimde hissedilmektedir.
Veteriner hekimlik; halk sağlığının, hayvan sağlığının ve gıda güvenliğinin temel bileşenlerinden biridir. Deprem bölgesinde bu hizmetlerin kesintisiz sürdürülebilmesi için, veteriner hekimlere ve veteriner sağlık çalışanlarına geçici değil kalıcı, göstermelik değil gerçek destekler sağlanması zorunludur. Bu kapsamda deprem bölgesinde görev yapan meslektaşlarımız için mevzuat uygulamalarında kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması, mesleki hak kayıplarının telafi edilmesi ve pozitif ayrımcılık tanınması bir ayrıcalık değil, bir gerekliliktir.
Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak; depremi yalnızca anmakla yetinmeyen, yaşam hakkını merkeze alan, bilimi, denetimi ve kamusal sorumluluğu esas alan bir yaklaşımın savunucusu olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Deprem bölgesindeki meslektaşlarımızın yalnız olmadığını bir kez daha vurguluyoruz.
6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı ve meslektaşlarımızı saygıyla anıyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk almaktan kaçınılmaması gerektiğini hatırlatıyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız.
Bursa Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu










